Traducerea "separa" la limba turcă:
Exemple (Surse externe, care nu sunt revizuite)
| Ceva ne va separa. | Aramıza bir şey geliyor. |
| Nu ne puteti separa. | Bizi ayıramazsın. |
| Statul te separa de familie. | Devlet tarafından ailenizden alınırdınız. |
| Inteleg...drumurile noastre se separa aici. | Görüyorum... bu yüzden yollarımız burada ayrı. |
| Mâine cred ca ne vom separa | Maalesef yarın ayrılacağız. |
| Ai spus ca niciodata Noi nu va separa. | Ali, asla ayrılmayacağız demiştin. Oyun arkadaşınızı götüreceğim için... |
| Adunarea RS reiterează dreptul entităţii de a se separa | SC meclisi, tarafın ayrılma hakkını tekrar onayladı |
| Asta este ceea ce ii separa de celelalte animale | Gerçekte onları diğer hayvanlardan ayıran da budur |
| Empatia, contactul ne separa de persoanele machiavelice sau sociopate. | Bizi Makyavelist ve sosyopatlardan ayıran empatimiz, uyum gösterme özelliğimizdir. |
| Ni s a spus că zidul va separa Palestina de Israel. | Bize duvarın Filistin'i İsrail'den ayıracağı söylendi. |
| Nu puteţi separa clădirile de infrastructura oraşelor şi de mobilitatea de tranzit. | Binaları sehirlerin altyapılarından ve transit taşınabilirlikten ayıramazsınız. |
| Chiar dacă îmi veţi separa sufletul de trup, nu voi mărturisi nimic... | Ruhumu bedenimden ayırsanız bile, istediğiniz gibi bir itirafta bulunmayacağım. |
| Din păcate nu se poate separa de un trup extrem de deranjant. | Ne yazık ki, hayli rahatsız edici bir bedenin ayrılmaz parçası. |
| De asemenea, aceasta este acuzată de tentativa de a se separa de ţară. | Örgüt ayrıca ülkeden ayrılmaya çalışmakla da suçlanıyor. |
| În plus, acesta promite să organizeze proteste paşnice dacă provincia se va separa de Serbia. | Grup ayrıca, eyaletin Sırbistan'dan ayrılması halinde barışçı protestolar düzenleyeceğini de söylüyor. |
| Separa grâul de neghină şi adunase mormanul de grâu din spatele ei într o săptămână. | Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti. |
| Vedeți dvs, și indienii aveau un râu care separa lumea viilor de cea a morților. | İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarını Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı. |
| De fapt, le place sa listeze toate lucrurile care ei cred ca ii separa de animale | Aslında, onları hayvanlardan ayıran şeylerin oturp bir listesini yapmayı seviyorlar |
| Aşadar, ceva foarte important se petrece aici, legat de dorinţa de a separa lucrurile unele de celelalte. | Yani demek ki, bu iki lobu birbirinden ayırmak çok önemli. |
| In viata normală delfinul mamă și puiul, se vor separa des dacă mama va urmări un pește. | Anne ve yavru yunus için normal hayatta, eğer anne balık avlıyorsa sıksık uzaklaşırlar ve ayrı ayrı yüzerler. |
| Nu vom separa cetăţenii după majoritate sau minoritate, ci îi vom trata ca fiind kosovari , a adăugat Thaci. | Halkı çoğunluk ve azınlık olarak ayırmayacak, Kosova halkı olarak tanıyacağız, şeklinde devam etti. |
| Un exemplu a fost Legea Steagal Glass in Statele Unite, care separa bancile de investitii de bancile comerciale. | Örneğin Steagal Glass sözleşmesi ile yatırım bankacılığı ile ticari bankacılık birbirinden ayrılmıştı. |
| După ce le va arunca, numeroase vehicule se vor separa de capsule în timp ce trec prin atmosferă. | Bırakıldıktan sonra, çoklu atmosfere giriş araçları kapsüllerden ayrılacak. |
| O sugestie a principalului diplomat suedez de a separa discuţiile asupra nordului Kosovo în două părţi generează aprecieri mixte. | İsveç'in baş diplomatının kuzey Kosova ile ilgili müzakereleri ikiye ayırma önerisi karışık yorumlara yol açtı. |
| Aceasta este o inaltime si separa in 2 triunghiuri drepte simetrice, injumatateste latura opusa, este o mediana a triunghiului... | Bu yükseklik üçgeni iki simetrik dik üçgene ayırıyor, karşı kenarı kesiyor ve de üçgenin medyanı. |
| Și mă uitam cum se deplasau acele constelații, sperând că ele se vor separa și voi vedea fața ei. | Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim. |
| Grupurile umane ar putea arăta precum roiurile, dar pentru foarte putin timp, dar apoi, au tendinţa de a se separa. | İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler. |
| Era ca şi când aş fi trăit într o piscină stagnantă, iar cancerul a dinamitat bolovanul care mă separa de mare. | Sanki durgun bir havuz içinde yaşıyor gibiydim ve kanser beni daha büyük denizden ayıran kaya parçasını dinamitledi. |
| Şi apoi trebuie să utilizezi mulţi aburi pentru a l separa, ceea ce se merită doar la preţurile actuale ale petrolului. | Ve petrolü ayırmak için çok fazla su buharı kullanmanız lazım, ki anca bugünün petrol fiyatları karşılıyor. |
| Chiar si azi, granitele separa zonele, si despart specia umana, acest lucru conducand la rasism si instinctiv incetinesc progresul, din cauza separarii. | Bugün bile sınırlar, farklı bölgeleri bir birinden ayırarak insan ırkını bölüyorlar, ırkçılığa yol açıyor ve ayrım yaparak gelişimi içgüdüsel olarak yavaşlatıyorlar. |
| Putem intra în capetele noastre şi să interacţionăm cu ceea ce era cândva ascuns de noi, care cândva ne amăgea şi ne separa. | Beynimizi gözetleyebiliriz ve kilitlediklerimiz ile etkileşim kurabiliriz, bizi bir zamanlar şaşırtan ve ayırandan. |
| Șoseaua express Sheridan este o rămășiță lipsită de folosință a erei Robert Moses și construită în detrimentul tuturor acelor cartiere pe care le separa. | İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor. |
| Şi ce au făcut a fost că l au trimis pe Walter Raleigh pentru a separa fizic sinele ei muritor de sinele ei spiritual. | Yaptıkları, Walter Raleigh'i aşağıya kraliçenin ölümlü benliği ve ruhani benliğini fiziksel olarak birbirinden ayırması için göndermek oldu. |
| Si nu spun asta intr un sens abstract sau metaforic. Tot ce te separa pe tine de el, de cealalta persoana, este doar pielea. | Ve bu soyut metaforik anlamda değil, sizi o kişiden ayıran tek şey, diğer kişi ile aranıza giren şey, derinizdir. |
| Într un comunicat de presă emis după întâlnire, Comitetul Executiv al PIC a insistat că nici o entitate nu are dreptul de a se separa. | PIC İcra Kurulu toplantıdan sonra yayınladığı bildiride hiçbir tarafın ayrılma hakkı olmadığını vurguladı. |
Căutări asemanatoare: Separă - Separa Graul De Neghina - Se Separă în Faze -